|
|
|
KOKU O takva sultanı Bayezid; bir gün dervişleriyle sahradan geçerken ansızın Rey civarında Harkan taraflarından bir koku geldi. İştiyaklı bir feryat çekti, rüzgarın getirdiği kokuyu alırken. Âşıkçasına kokladı, adeta ruhu rüzgardan şarap tatmaktaydı. Buzlu su ile dolu testinin dışında ter gibi sular peydahlanır... O havadandır, yoksa testinin dışına su sızmaz. Koku getiren rüzgar, onu su haline getirmiştir de, işte onun gibi su da; Bayezid’e, halis şarap haline gelmişti!.. Bayezid’de sarhoşluk halleri görününce bir müridi ona gelip dedi ki: - Beş duyguyla, altı yönden dışarı olan şu hoş hal nedir? Yüzün kimi zaman kızarmakta, kimi zaman sararmakta, gâh da ağlamakta.... bu ne hal, nedir bu müjde?.. Koklayıp duruyorsun ama, görünürde gül yok!.. Belli ki, bu gayb aleminden, hakiki güllerin açtığı gül bahçesinden!.. Her an gayb aleminden mektuplar, haberler alan er; Yakup gibi sana da bir Yûsüf’den şifa kokuları erişmekte. Bize de o testiden bir katra dök... bize de o gül bahçesinden bir kokucuk anlat!.. Bayezid dedi ki: Dediler ki: Bayezid’in tayin ettiği zamanı yazdılar .. Ve o zaman gelince de o padişah doğdu, ama Bayezid’in ölümünden yıllar sonra, söylenen tüm özelliklerle birlikte!... Hasan Harkanî dedi ki: Yine bir gün kutlulukla o mezarın başına geldi ; yeni
kar yağmış, mezarlar kat kat karlarla örtülmüştü. Gamlandı!..
Derken... o diri şeyhin mezarından ses geldi: O gün Ebulhasan’ın hali düzeldi, önceden duymuş olduğu şaşılacak haller, o gün kendisinden zuhur etti!... Mesnevi:4.Cil. Sayfa:147-...157 |
Herhangi bir yanlışlık gördüğünüz zaman lütfen uyarınız. Şimdiden teşekkürler...
![]() |
![]() |
|