|
Sami, insanları ve hayvanları çok seven, yüreciği güçsüzlere
karşı acıma ve koruma duygusuyla dolup taşan bir çocuktu
Allah' ın yarattığı saf ve güzel her şeyi, ağacı ve çiçekleri
de severdi. O bu sevgisini lafta bırakmaz, gereğini her fırsatta
yerine getirirdi. İnsan ve hayvanların haksız saldırılara
hedef olmaları karşısında içinde sınırsız bir acı
duyardı. Bu sebeple güçsüzlerin ve güç durumda kalanların
yardımına koşmayı başta gelen görev sayardı.
Bir gün, evlerinin yakınında bulunan ve fazla işlek
olmayan cadde yanındaki boş arsada mahalle arkadaşlarıyla
top oynuyordu. Bitişikteki çocuk bahçesinde büyüklerinin
gözetimindeki birkaç küçük çocuk salıncaklarda
sallanmakta, tahterevalliye binip kaydıraçtan kaymakta idi.
Dedesiyle birlikte orada bulunan küçük İhsan bir ara nasılsa
caddeye çıkmış, çevresine bakınıyor, dedesi zayıf ve
titrek sesiyle çocuğa sesleniyordu. Yolun üst başından
bir otomobil bütün hızıyla geliyordu.
Durumu farkeden Sami bir an dahi duraksamadan küçük çocuğu
muhtemel bir tehlikeye karşı korumak üzere o yöne koştu.
Son anda yetişip çocuğu kaldırıma doğru itmeyi başardı.
Ama ne olmuşsa olmuş, kendisi araba altında kalmıştı. Sürücü
fren yapıncaya kadar epeyce sürüklenen Sami yerde acıyla kıvranıyor,
ayağa kalkamıyordu. Olayın şokunu üzerinden atamamış
olan sürücü, aracındaki telefondan olay yerine acele bir
ambulans gönderilmesini istedi. Civardaki trafik kontrol şubesi
memurları da olup biteni araştırmak üzere gelmişlerdi. Kısa
sürede çok sayıda meraklı olay yerine toplanmış
bulunuyordu.
Torununun büyük bir tehlikeden sağ olarak kurtulmuş olmasına
çok sevinmiş olan dede onu kurtarmak için canını hiçe
saymış olan Sami' nin başına gelen felaket sebebiyle de üzgündü.
Bu sebeple itina ile ambulansa yerleştirilmekte olan Sami' yi
yalnız bırakmamayı bir vicdan borcu bilerek torunuyla
birlikte o da aynı araçla hastaneye gitti ve ihtiyacı olan
kanı kendi kanından verdi. Aradan bir süre geçtikten sonra
hastaneye gelen Sami ve İhsan' ın aileleri onun bir daha yürüyemeyeceğini
öğrendiler. Doktorların gördüğü lüzum üzerine
dizlerinden aşağısı kesilecekti. İhsan'ın zengin olan
babası Sami'ye duyduğu minnet borcunu ödemek üzere ona
(sakat arabası) hediye etti. Hayata küsmemiş olan Sami hiç
bir şey olmamış gibi okuluna devam etti. Kendisini (Bacaksız
Sami) diye anmaları, bacaklarını bir ideal uğruna feda
etmiş olan Sami' yi asla rahatsız etmeyecekti.
|